7 Ekim 2026

‘Nasıl olsa düşer’ diye beklemeyin! Süt dişleri zamanında düşmüyorsa takip şart

0

Ağızda uzun süre kalan süt dişlerinin, daimi dişlerin sürmesini, dişlerin dizilimini ve kapanış ilişkisini etkileyebileceğini ifade eden Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, özellikle yaşıtlarına göre belirgin şekilde uzun süre ağızda kalan süt dişlerinde erken değerlendirmenin, olası problemlerin daha kontrollü yönetilmesini sağlayabileceğine dikkat çekti.

Yetişkinlerde kalan süt dişi yalnızca ‘düşmemiş bir diş’ değil!

Ağızda kalan bir süt dişinin çene gelişimini doğrudan bozduğunu söylemenin doğru olmadığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Ancak uzun süre ağızda kalan süt dişi, dişlerin dizilimini, komşu dişlerin konumunu, daimi dişlerin sürmesini ve dişlerin birbirleriyle olan kapanış ilişkisini etkileyebilir” dedi. Özellikle süt dişinin alttaki daimi dişin sürmesini engellediği veya süt dişinin zaman içerisinde komşu dişlere göre daha aşağıda kaldığı durumlarda, dişlerin normal gelişim ve konumlanma düzeninin bozulabileceğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Koçan, “Komşu dişler süt dişinin bulunduğu boşluğa veya çevresine doğru eğilebilir, dişlerin sıralanması değişebilir ve kapanışta düzensizlikler ortaya çıkabilir. Alttaki daimi dişin sürme yolu da etkilenebilir; bazı durumlarda daimi dişin gecikmesine veya gömülü kalmasına neden olabilir. Bu nedenle yetişkin bir bireyde süt dişinin ağızda kalması yalnızca ‘düşmemiş bir diş’ olarak değerlendirilmemeli. Dişin konumu, komşu dişlerle ilişkisi, kapanış üzerindeki etkisi ve alttaki daimi dişin durumu birlikte değerlendirilmeli. Özellikle uzun yıllar ağızda kalan süt dişlerinde düzenli klinik ve gerektiğinde radyografik takip önem taşır” şeklinde konuştu.

Düşmeyen süt dişinin nedeni mutlaka araştırılmalı!

Süt dişinin düşmemesinin bazı durumlarda alttaki daimi dişin gömülü kalmasına veya hiç çıkamamasına neden olabileceğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Koçan, şunları söyledi: “Ancak burada neden-sonuç ilişkisini tek yönlü düşünmemek gerekir. Her düşmeyen süt dişi alttaki daimi dişin gömülü kalmasına neden olmaz. Hatta bazı vakalarda asıl problem, daimi dişin gelişimsel olarak hiç bulunmaması veya sürme sürecindeki bozukluk nedeniyle süt dişinin ağızda kalmasıdır. Bu nedenle böyle bir durumda mutlaka klinik ve radyografik değerlendirme yapılmalıdır.”

Süt dişi çekilince oluşan boşluk her zaman kendiliğinden kapanmıyor!

“Süt dişi çekildikten sonra oluşan boşluğun kendiliğinden kapanıp kapanmayacağı her hasta için farklıdır” diyen Dr. Öğr. Üyesi Koçan, dişin bulunduğu bölge, hastanın yaşı, komşu dişlerin konumu, mevcut diş dizilimi ve altta daimi dişin bulunup bulunmaması gibi birçok faktörün dikkate alındığını vurguladı. Boşluğun kendiliğinden kapanmasının da her zaman ideal bir durum olmadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Koçan, “Komşu dişlerin boşluğa doğru eğilmesi veya yer değiştirmesi söz konusu olabilir. Eğer daimi diş mevcut değilse ve süt dişinin çekilmesi gerekiyorsa, boşluğun nasıl yönetileceği ayrıca planlanmalı. Hastanın durumuna göre ortodontik tedavi, protetik tedavi veya ilerleyen dönemde implant gibi seçenekler gündeme gelebilir. Dolayısıyla süt dişinin çekilmesi kararı ile boşluğun yönetimi birbirinden ayrı düşünülmemeli” açıklamasını yaptı.

‘Nasıl olsa düşer’ diye beklemek yerine diş hekimine başvurulmalı!

Çocukluk döneminde süt dişlerinin zamanında düşmediği fark edildiğinde erken değerlendirmenin çok önemli bir avantaj sağladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Koçan, “Süt dişinin beklenen zamanda düşmemesi durumunda yapılacak klinik muayene ve gerekli görüldüğünde radyografik inceleme ile alttaki daimi dişin varlığı, gelişimi ve sürme yönü değerlendirilebilir” dedi. Bir sürme problemi veya başka bir gelişimsel sorunun erken dönemde fark edilmesi halinde, uygun zamanda müdahale edilebileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Koçan, “Böylece daimi dişin sürmesinin desteklenmesi veya diş diziliminde oluşabilecek problemlerin önlenmesi mümkün olabilir. Her vaka için müdahale gerekmese de, erken fark edilen problemlerin takip ve tedavi planlaması çok daha kontrollü yapılabilir. Bu nedenle özellikle süt dişlerinden birinin yaşıtlarına göre belirgin şekilde daha uzun süre ağızda kaldığı durumlarda, ‘nasıl olsa düşer’ düşüncesiyle uzun süre beklemek yerine bir diş hekimine başvurulmasını öneriyorum” diye konuştu.

Ağızda kalan her süt dişinin çekilmesi gerekmiyor!

Ağızda uzun süre kalan süt dişinin, diğer dişler gibi çürük ve diş eti hastalıkları açısından değerlendirilmesi ve düzenli olarak kontrol edilmesini öneren Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Özellikle dişin anatomik yapısı, temizlenmesinin zor olması veya çevresinde plak birikimi gibi durumlar varsa çürük ve diş eti problemleri gelişebilir” dedi. Bununla birlikte ağızda kalan her süt dişinin mutlaka çekilmesi gereken bir diş olmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Koçan, sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer diş sağlıklıysa, fonksiyonunu sürdürüyor, çevre dokular açısından problem oluşturmuyor ve daimi dişin sürmesini ya da komşu dişlerin konumunu olumsuz etkilemiyorsa, bazı durumlarda uzun süre ağızda tutulabilir ve takip edilebilir. Özellikle daimi dişin hiç bulunmadığı bazı hastalarda, sağlıklı bir süt dişinin mümkün olduğunca uzun süre ağızda tutulması tedavi açısından avantaj sağlayabilir. Bu nedenle karar yalnızca hastanın yaşına bakılarak değil; dişin klinik durumu, radyografik bulgular ve hastanın genel diş yapısı değerlendirilerek verilmelidir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may have missed

‘Nasıl olsa düşer’ diye beklemeyin! Süt dişleri zamanında düşmüyorsa takip şart